Fakültemiz

Kuruluş ve Gelişim

 Dünyada bilimsel anlamda veteriner hekimliği eğitimi veren ilk yüksekokul Fransa’nın Lyon kentinde 1762 yılı başlarında Claude BOURGELAT ve arkadaşları tarafından hizmete açılmıştır. Bu yüksekokul öncelikli olarak Fransa’daki sığır vebası salgınlarını kontrol altına almak amacıyla kurulmuş ve kısa süre içerisinde de hedefine ulaşmıştır. Fransa’da 1765 yılında hizmete giren ve ikinci veteriner okulu olan Paris/Alfort’daki fakültede ise daha çok ordu elindeki atların bakım ve tedavilerinin gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Lyon ve Paris/Alfort Veteriner Fakültelerinin ulaştığı bu başarı, Avrupa kıtasında kısa süre içerisinde birçok yeni veteriner fakültesinin kurulup hizmete girmesinin yolunu açmıştır.

 Yurdumuzda ise bilimsel anlamda veteriner hekimliği öğrenimine ilk olarak Sultan Abdülmecit döneminde 1842 yılında İstanbul’da başlanır. Yurdumuza 1841 yılı Ekim ayı ortalarında gelen Prusya’lı Askeri Veteriner Hekim Godlewsky’nin önderliğinde kurulan “Askeri Veteriner Okulu” yalnızca -Paris/Alfort örneğinde olduğu gibi- süvari birlikleri için veteriner hekim yetiştirme görevi üstlenir. Godlewsky’nin görevi, hem bu okulu kurmak ve idare etmek hem atları tedavi etmek hem de askerleri bu konuda eğitmektir. ​

 Askeri Veteriner Okulu’nda birinci devre öğrenimi okuma yazma bilen 12 öğrenci ile 1842 yılında başlamış ve 1845 yılında sona ermiştir. Üç yıl süreli bu okulda dersler başta çevirmen yardımıyla verilmiş ancak oluşan problemler nedeniyle Godlewsky Türkçe öğrenmiş ve dersleri Türkçe olarak kendisi vermiştir. İkinci dönem ise yine Godlewsky yönetiminde 1845-1848 yılları arasında tamamlanmış ve 17 öğrenci mezun edilerek ilk dönemde olduğu gibi çeşitli askeri birliklere dağıtılmıştır. Godlewsky 1849 yılında yurduna dönmüş; yerine Fransa’dan Askeri Veteriner Hekim Dubroca getirtilmiş, öğrenim süresi dört yıla çıkarılarak Maçka Kışlası’nda bulunan Harp Okulu bünyesinde verilmeye devam edilmiştir. Dubroca’nın ölümünden sonra yine Fransa’dan Levis getirtilmiş, onu George ve Belçika’dan gelen Dezutter izlemiş ve Taksim semtinde bir “Baytar Ameliyat Mektebi” kurulmuştur. ​

 Bu arada zaman içerisinde okuldan yetişen Osmanlı uyruklu Türk veteriner hekimler, öğretim kadrosunu oluşturmuşlardır. Bazı Türk veteriner hekimler ise, mezuniyetlerinden sonra yetiştirilmek üzere yurt dışına gönderilmişlerdir. Askeri Veteriner Okulu, bir ara Galatasaray semtindeki Askeri Tıp Mektebi’ne taşınmış daha sonra yine Harp Okulu’na ve 1905 yılından sonra da Haydarpaşa semtinde yeni inşa edilen Tıp Mektebi’nin bir bölümüne ve en son olarak da 1909 yılından başlayarak yine aynı semtin içinde yer alan Selimiye’deki Kuduz Hastanesi’nin bulunduğu binaya nakledilmiştir. Askeri Veteriner Okulu’nda klinik uygulamalar için Selimiye Kışlası’nın atlarından yararlanılması planlanmıştır.

 Yurdumuzda çok eskiden beri salgın olarak seyreden hayvan hastalıkları özellikle sığır vebası salgınları yüzyıllardır bu topraklarda ciddi bir yıkım oluşturmuştur. Zaman içerisi

nde Avrupa ülkeleri, topraklarında görülen sığır vebası salgınlarına yönelik uluslararası kongreler düzenlemişler ve bu toplantılarda salgın hastalıklardan Osmanlı İmparatorluğu sorumlu tutulmuştur. Batı ülkeleri bu duruma karşı bir tedbir olarak, Osmanlı İmparatorluğu’ndan canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin girişine karşı sınırlarını kapatmışlardır.

 Yurdumuzda yalnızca askeri veteriner hekimlerin bulunuşu ve bunların sadece ordu emrindeki atlara hizmet vermeleri, sivil halk elindeki hayvanların salgın hastalıklar nedeniyle telef olmasına zemin hazırlamıştır. Artık sivil veteriner hekimlere toplum şiddetle ihtiyaç duymaktadır. Sonuçta, Askeri Veteriner Okulu’nda görev yapan öğretim heyeti ile Tıp Okulu öğretim heyeti bir komisyon oluşturarak öncelikle Askeri Veteriner Okulu’na sivil öğrencilerin alınması teklif edilmiştir. Bu teklif 1881 yılında kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren Askeri Veteriner Okulu’na sivil öğrenciler de kabul edilmeye başlanmıştır. Ancak bu uygulama ülke gereksinimlerini karşılayamamış ve sorunun çözümüne yönelik en radikal önlemin, -Fransa Lyon örneğinde olduğu gibi- sivil veteriner hekim yetiştiren ayrı bir okulun açılması olduğu görüşü gün geçtikçe güçlenmiştir.Bu arada Veteriner Hekim Yarbay Mehmet Ali Bey, daha önce de ülkede sivil veteriner hekim yetiştiren bir okulun açılması için başlattığı çalışmalarına “Vasıta-i Servet” adlı dergisindeki yazılarıyla devam eder. Mehmet Ali Bey, 1888 yılında Nafia Nezareti’ne bağlı Umur-u Baytariyye Müfettişliği ’ne atanınca, yıllardan beri savunduğu bu konuyu daha rahat bir şekilde gündemde tutmayı başarmış ve sığır vebasının neden olduğu zararları dile getiren bir raporu Nafia Nezareti’ne sunmuştur. Rapor müzakere edilmiş ve konu ile ilgili bir komisyon kurulmuştur. Komisyon, ülkede sadece sekiz ilde veteriner hekim bulunduğunu ve bunun çok yetersiz olduğunu, Osmanlı toplumunun gereksinimlerini karşılayabilecek sivil veteriner hekim yetiştiren bir okulun açılmasının çok yararlı olacağını karara bağlamıştır. Kurulacak yeni okulun 4 yıl süreli olmasını, Ahırkapı’daki Sivil Tıp Okulu bünyesinde ilk iki yılın; yeni açılacak Halkalı’daki Ziraat Mektebi’nde ise son iki yılın yatılı olarak okutulmasını ve her sınıfa lise diploması olan 40 öğrencinin sınavla alınmasına karar vererek ders programlarını da hazırlamıştır.​

 Komisyonun tüm bu kararları onaylandıktan sonra İstanbul’da Maarif Nezareti’ne bağlı olarak ilk “Sivil Veteriner Okulu” birinci sınıfa kayıt yaptıran 25 öğrenci ile 1889 yılında hizmete girer. Sivil Veteriner Okulu’nu kurmak ve hizmete açmak için büyük çaba gösteren Yarbay Mehmet Ali Bey ise 1892 yılında Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi’nin açılmasından sonra adı geçen okula müdür olarak atanır. Bu dönemde, Fransa’dan Martel adlı bir veteriner hekim okulda klinik dersleri vermek üzere getirtilir. Sivil Veteriner Okulu ilk mezunlarını 17 öğrenci ile 1893 yılında verir. Sivil Veteriner Okulu’na ilk kayıt yaptıran öğrencilerden birisi de daha sonra kaleme alacağı “İstiklal Marşı” dizeleri ile ulusal şairimiz olarak anılacak olan Mehmet Akif Ersoy’dur. Mehmet Akif Bey 1889-1893 yılları arasında başarılı bir dört yıllık öğrenimden sonra Sivil Veteriner Okulu’ndan Birinci Dönem 1.’si olarak mezun olmuş ve 1893 ile 1913 yılları arasında aralıksız 20 yıl veteriner hekim olarak yurdun dört bir yanında görev yapmıştır. ​


 Bir yıl sonra okul, 1894-1895 Eğitim-Öğretim Yılı’nda, Cündi (Cinci) Meydanı’nda yani Kadırga semtinde bulunan Askeri Sıhhiye Dairesi Başkatibi Tunuslu Esat Efendi’nin konağına taşınır. Okul Müdürü yine Mehmet Ali Bey’dir. 

Ancak, kendisi 1897 yılında sürgüne gönderilince yerine Zaim Bey getirtilir. Kiralanan bu eski konak laboratuvar ve klinik çalışmalarına uygun değildir. Sonuçta okul, bu konakta yaklaşık 7 yıllık bir hizmet süresinden sonra 1901 yılında satın alınan Sultanahmet Camii arkasındaki Tunuslu Mahmut Hayrettin Paşa konağına taşınır ve yapılan tamir ve düzenlemelerden sonra dersler burada verilmeye başlanır. Bu binanın üst katına daha önce ikiye ayrılan Bakteriyolojihane-i Osmani’nin; “Bakteriyolojihane-i Baytari” bölümü de 1902 yılında taşınır.

 Okul Müdürü Zaim Bey’in ölümü üzerine aynı göreve Adil Mustafa Şehzadebaşı getirtilir. Ancak 1904 yılı Ocak ayında Adil Mustafa Şehzadebaşı’ da vefatı edince müdürlük görevini İç Hastalıkları derslerini veren Mehmet Nuri (Ural) üstlenir. Dört yıl sonra Mehmet Ali Bey, Meşrutiyetin ilanı ile 1908 yılında İstanbul’a döner ve Sivil Veteriner Okulu’na yeniden müdür olarak atanır. Bu arada okulun ders ve sınav sistemleri yeniden düzenlenir. Ancak Mehmet Ali Bey’in 1909 yılında “Umur-u Baytariyye Müdürlüğü”ne getirtilmesi ile Cerrahi Hastalıklar dersini veren Abdullah Bey okul müdürü olur. Abdullah Bey’in 1911 yılında Umum müdürlüğü görevine getirilmesi ile okul müdürlüğüne bu sefer de Fizyoloji derslerini veren Ali Rıza (Uğur) getirtilir. 

 Abdullah Bey’in Umum müdürlük görevinden 1913 yılında istifası ve onu yerine Ali Rıza Uğur’un atanması ile boşalan okul müdürlüğü görevine Tıbbi Fizik derslerini de veren Ali Rıza (Erem) atanır. Geniş bir kadro ile Sivil Veteriner Okulu’nda öğrenime devam edilirken, 1912 yılından itibaren başlayan savaşlar nedeniyle 1913, 1915, 1916, 1917 ve 1919 yıllarında mezun verilmez. Sivil Veteriner Okulu’nda 1920 yılı Şubat ayı başında çıkan bir yangın sonucunda bina kullanılamaz hale gelince, öğrenciler geçici olarak “Sanayi Mektebi”nde barındırılır ve orada sınavları yapılır. Yeni ders yılında, Harbiye Nezareti’nin de kabulü üzerine, 1842 yılında açılan “Askeri Veteriner Okulu” ile 1889 yılında hizmete giren “Sivil Veteriner Okulu” birleştirilerek İstanbul’un Selimiye semtindeki “Askeri Veteriner Okulu” binalarında öğrenime devam ederler. Yeni şekillenen okulun adı önce “Baytar Mektebi Alisi” olarak kabul edilse de 1928 yılından sonra “Yüksek Baytar Mektebi” şeklinde adlandırılır.

 Cumhuriyet’in ilanından sonra okul müdürlüğüne Ali Rıza Erem’in yerine Cerrahi derslerini de veren Salih Zeki Berker getirtilir. Aynı yıl içinde “Rektör” unvanıyla önce Mehmet Halit Civelekoğlu okula müdür olur ve onu 1933’e kadar Sabri Okutman ve kapatılmasına değin Hilmi Dilgimen izler. Devlet politikası olarak Yüksek Baytar Mektebi’nin Selimiye semtindeki binalarından kapatılarak taşınması ve Ankara’da hizmete giren Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne devredilmesine karar verilir. Veteriner hekimliği öğrenim kurumlarının doğum yeri olan İstanbul 1842-1933 yılları arasında tam 91 yıl bu kutsal mesleğin öğrencilerine ve öğretim heyetine ev sahipliği yapmıştır.

 Cumhuriyet’in 10. Yılı anısına 1933 yılında Ankara’da açılan “Yüksek Ziraat Enstitüsü” bünyesine taşınan okulda, o yıldan sonra “Baytar Fakültesi” adı ile öğrenime başlanır. Dil devrimi kapsamında 1937 yılında yapılan değişiklik ile fakültenin adı “Veteriner Fakültesi” olur. Ankara Üniversitesi’nin 1946 yılında kurulması ile adı geçen okul 1948 yılından sonra Ankara Üniversitesi’ne bağlanır ve “Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi” adını alarak 1970’li yılların başına kadar Türkiye’nin tek veteriner fakültesi olarak çalışmalarını sürdürür ve yeni kurulacak veteriner fakültelerine destek ve altyapı verir. Ancak İstanbul şehri, bir asra yakın bağrında büyüttüğü Veteriner Fakültesi’nden 1933-1972 yılları arasında tam 39 yıl mahrum kalacaktır. İstanbul, her iki veteriner okulunun önce doğum yeri sonra birleştikleri kent olarak veteriner hekimliği tarihi yönünden çok önemli bir kent olma özelliğini her zaman için korumuştur. 

 İkinci Dünya Savaşı sonrası ülke nüfusunda görülen yüksek artış ve buna bağlı olarak hayvansal orjinli gıdalara duyulan gereksinim, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi dışında yeni veteriner fakültelerinin açılmasını gündeme getirmiştir. Bu bağlamda İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün aldığı karar uyarınca “İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi”nin yeniden kuruluş çalışmaları 1967 yılında başlamıştır. Buna yönelik olarak Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyeleri’nden önce Prof. Dr. Satı Baran daha sonra ise Prof. Dr. Muzaffer BEŞE ve Prof. Dr. B. Cahit YALÇIN İstanbul’da görevlendirilmişlerdir. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Veteriner Hekim Ord. Prof. Dr. Üveyis MASKAR da konu ile ilgili çalışmalar başlatmıştır. Adı geçen öğretim üyeleri tarafından fakültenin yeniden kuruluş işlemleri başarıyla gerçekleştirilmiş ve 1972 yılında 33 yıllık bir aradan sonra yeniden hizmete giren Fakültenin ilk Dekanı olarak Prof. Dr. Muzaffer BEŞE atanmıştır. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin Selimiye semtindeki tarihi Yüksek Baytar Mektebi binalarında yeniden açılması mesleki çevrelerce sevinçle karşılanmış ve “yuvaya dönüş” olarak algılanmıştır. Fakülte Dekanlığı’na Prof. Dr. Muzaffer BEŞE’den sonra Prof. Dr. Kemal OZAN ve daha sonra Prof. Dr. B. Cahit YALÇIN atanmıştır. Selimiye semtindeki meslek lisesi öğrencilerinin de bir bölümünde öğrenim gördüğü bu binalarda yaklaşık 15 yıl güç koşullar altında ve sınırlı fiziki alanlarda hizmet veren Veteriner Fakültesi’nin daha geniş olanaklara sahip ve modern tesislerde hizmet verebilmesi için yeni olanaklar aranmıştır. Bu bağlamda bir dönem Halkalı’daki tarihi Ziraat ve Baytar Mektebi düşünülmüş; bir ara Yeşilköy Havalimanı civarında fakülte binalarının temeli atılmış ancak bu çabalar sonuçsuz kalmıştır. 
 Sonuç olarak o dönemde yeni gelişmekte olan Avcılar semtinde, İstanbul Üniversitesi Kampüsü içerisinde Veteriner Fakültesi binalarının yapımına karar verilmiş ve fakülte binalarının temelleri atılmıştır. Uzun süren bir inşa sürecinden sonra yeni yapılan İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü Veteriner Fakültesi binalarına 1986-87 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında taşınma işlemi gerçekleştirilmiş ve fakülte büyük bir törenle yeniden açılarak eğitim-öğretim faaliyetlerini İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü bünyesinde sürdürmeye başlamıştır. Büyük Marmara depreminde ağır hasar gören Veteriner Fakültesi binalarındaki Anabilim Dalları, klinik binalarına taşınmış ve 1999-2001 yılları arasında bu olumsuz koşullar altında hizmet verilmeye devam edilmiştir. Veteriner Fakültesi binaları 2001 yılında bir törenle tekrar hizmete girmiştir. Avcılar döneminde Fakülte Dekanlıklarına; Prof. Dr. M. Ercan ARTAN, Prof. Dr. Muammer UĞUR, Prof. Dr. Ahmet ALTINEL, Prof. Dr. Özer ERGÜN, Prof. Dr. Halil GÜNEŞ ve en son Prof. Dr. Güven KAŞIKÇI atanmıştır. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Senatosu'nun 14 Mart 2019 tarih ve 42323 sayılı kararıyla fakültenin kuruluş tarihi 1972 yerine Sivil Veteriner Okulu'nun hizmete girdiği yıl olan 1889 olarak kabul edilmiştir.
 İlk kopya kuzuların oluşturulduğu, ilk “Osteoarkeoloji Müzesi”nin kurulduğu ve bir dönem ilk “Hayvan Kan
 Bankası”nın hizmet verdiği, EAEVE tarafından Avrupa Birliği standartlarında öğrenim verdiği kabul edilerek tam akredite olmuş, yılda 65.000 hayvana şifa dağıtan Avrupa’nın en büyük ruhsatlı hayvan hastanelerinden birine sahip, 21 yıldır aralıksız ve gelenekselleşmiş “Uluslararası Veteriner Hekimliği Öğrencileri Araştırma Kongresi”ni düzenleyen ve başta ulusal şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere binlerce öğrenci mezun etmiş İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi 5 Bölüm, 18 Anabilim Dalı ve 150’nin üzerinde öğretim elemanı ve 1000’e yakın öğrencisi ile köken aldığı ve 1889 yılında İstanbul’da hizmete açılan Sivil Veteriner Okulu’ndan günümüze kadar yaklaşık 130 yıldır akademik hizmetlerini, eğitim-öğretim faaliyetlerini ve ülke hayvancılığı ile evrensel bilime olan katkılarını; hayvan sevgisinden, hayvan refahından ve hayvan haklarından taviz vermeden etik yaklaşımlar ve deontolojik kurallar çerçevesinde ve dünya standartlarında sürdürmekte olup, geleceğe ümit, güven ve gururla bakmaktadır. 


Misyon

Çağdaş eğitim prensipleriyle, mesleki alanlarda yetki ve araştırmacı veteriner hekimler yetiştirmek, ülke hayvancılığının geliştirilmesi ile hayvan ve halk sağlığına yönelik bilgi ve hizmetler üretmek

Vizyon

Uluslararası platformda saygın, ulusal düzeyde öncü ve tercih edilen bir fakülte olmak

 Amaç ve Hedefler

Ülke hayvancılık politikalarına duyarlı, hayvan sağlığı ile ilgili konularda ülke gereksinimlerinin bilincinde ve bu yönde kendini geliştirebilen, çiftlik ve ev hayvanlarına yönelik üretim ve klinik bilgiye sahip, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla ilgili donanımlı, davranışları veteriner hekimliği meslek etiği ve geleneklerine uygun, veteriner hekimliği biliminin ilerlemesi için çalışan, hastalarına ve hasta sahiplerine karşı sorumlu, çevre koşullarına göre en yüksek veteriner hekimliği standartlarını kullanan, gıda güvenliğinde söz sahibi ve hayvan refahını ön planda tutan veteriner hekimler yetiştirerek ülke hayvan ve insan sağlığına en iyi şekilde hizmet etmektir.

Dekanlarımız

Prof. Dr. Muzaffer BEŞE
11.01.1974 - 11.01.1980

   

Prof. Dr. Kemal OZAN
07.01.1980 - 31.07.1982

   

Prof. Dr. B.Cahit YALÇIN
01.11.1982 - 01.09.1988

   

Prof. Dr. Ercan ARTAN
10.09.1988 - 01.09.1994

   

Prof. Dr. H. Muammer UĞUR
03.10.1994 - 30.09.1997
15.04.2005 - 08.04.2008
10.08.2008 - 14.04.2009

   

Prof. Dr. Ahmet ALTINER
16.10.1997 - 01.12.2003

   

Prof. Dr. Özer ERGÜN
14.05.2004 - 14.02.2005

   

Prof. Dr. Halil GÜNEŞ
01.06.2009 - 25.12.2015

   

Kalite Politikamız

 Ülkemizin ilk ve en köklü üniversitesi olarak, Doğu ile Batıyı, geçmişle geleceği buluşturarak, tarihimiz ve geleneksel değerlerimizden güç almaktayız. Evrensel ve etik kurallar ile insan hakları, demokrasi ilkeleri ve bilimin önderliğinde, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal hizmeti etkin, verimli ve performans odaklı sunan bir kalite anlayışı geliştirmekteyiz.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa olarak Kalite Politikamız;

  • Dünyanın öncü üniversitelerinden biri olarak bugüne ve geleceğe katkı sağlayan,
  • Ulusal ve uluslararası kurumlara güncel bilgi ve teknoloji üreten ve öncelikli tercih edilen bireyler yetiştiren,
  • Toplumsal duyarlılık ilkesiyle hareket eden, toplumun vicdanı ve sesi olarak duyarlı davranan ve sosyal sorumluluk projeleri geliştiren,
  • Paydaş memnuniyetini esas alarak ekip çalışması içinde başarıya odaklanan
  • Güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlayan,
  • İlgili mevzuat ve standartları uygulayan, sürdürülebilir kalkınmayı benimseyen,
  • Eğitim, öğretim, araştırma ve toplumsal faaliyetlerin içeriğini ve kalitesini sürekli iyileştirerek başarımızı taçlandıran ve ülkemizin 
  • kalkınmasına katkıda bulunan,

bir kalite yönetim sistemi oluşturmak, uygulamak ve sürekliliğini sağlamaktır.

İdari Personel
Fakülte Sekreteri
Veteriner Hekim
İdari Amir
İç Hizmetler Şefi
Dekan Sekreteri
Dekan Yard. Sekreterliği
Fakülte Sekreterliği
Maaş İşleri Bürosu
Şeyda YALKIN Personel Bürosu
Öğrenci İşleri Bürosu
Mali İşler Bürosu
Döner Sermaye Bürosu
Ayniyat Bürosu
İç Hizmetler Bürosu
Metin URAS
Gülen AYDIN Kayıt Bürosu
Ahmet ÇAKAR
Temel Bilimler Bölümü Sekreteri
Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Sekreteri
Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Sekreteri
Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü Sekreteri
Filiz DEMİRAY Klinik Bilimler Bölümü Sekreteri
Eczane
Teknik Büro
Merkez Tahlil Laboratuvarı
Vezne
Hasta Kayıt
  Randevu Sistemi
Cerrahi AbD
Radyoloji
İç Hastalıklar AbD
Dölerme ve Sun'i Toh. AbD
Patoloji AbD
Süt ve Süt Ürünleri İşleme ve Değerlendirme Ünitesi

Logomuz
İÜC Veteriner Fakültesi Logo PNG İÜC Veteriner Fakültesi Logo JPG